Blog

Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu: Spor Kulüplerinin Özel Hukuk Tüzel Kişisi Olarak Tanımlanması ve İlgili Kanunun Uygulanması

7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu, spor kulüplerinin özel hukuk tüzel kişi olarak nitelendirilmesi ve bu nitelikle ilgili yasal düzenlemeleri içermektedir. Bu yazıda, Kanun’un getirdiği temel düzenlemeler, spor kulüplerinin hukuki çerçevesini aydınlatmak amacıyla emsal kararlara atıflar yapılmıştır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
spor kulüpleri
spor federasyonları
özel hukuk tüzel kişi
kanun

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

7405 Sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu Kapsamında Temel Hususlar: Emsal Kararların Işığında İnceleme

Spor faaliyetlerinin düzenlenmesi ve spor kulüplerinin faaliyetlerini yürütmesi konusundaki yasal çerçeve, 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu (kısaca “Kanun”) ile önemli ölçüde yenilenmiş ve sistematize edilmiştir. Aşağıda, Kanun’un getirdiği bazı temel düzenlemeler ve bu çerçevedeki tartışmalar; konuya ilişkin mahkeme kararlarının (emsal kararların) ışığında yanıtlanmıştır.


1. 7405 Sayılı Kanun’un Spor Kulüplerini Özel Hukuk Tüzel Kişisi Olarak Tanımlamasının Hukuki Dayanağı

7405 sayılı Kanun’un 2. ve devamı maddeleri, spor kulüplerinin “özel hukuk tüzel kişisi” niteliğini açıkça düzenlemiştir. Aynı Kanun’un 25. maddesi; spor kulüpleri hakkında bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu hükümlerinin, spor anonim şirketleri hakkında ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanacağını öngörmektedir.

Bu düzenlemelerin gerekçesi; spor kulüplerinin, dernek statüsünden farklı ancak kâr amacı gütmeyen (veya sınırlı ticari faaliyette bulunabilen) özel hukuk tüzel kişileri olarak kabul edilmesi ihtiyacına dayanmaktadır. Mahkemeler de spor kulüplerinin tescil ve faaliyet şekillerine bakarak, kamu kurumu olmadıklarını, fakat bir kısım hükümlere tâbi “özel hukuk tüzel kişisi” sıfatıyla faaliyet gösterdiklerini vurgulamaktadır.

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/204 K. 2025/278 T. 20.03.2025
https://app.dejure.ai/dokuman/a16f0a79-4968-420d-a5ef-2e943a1ab285


2. Spor Kulüplerinin Ticaret Siciline Tescil Edilmesi ve Ticari İşletme Gibi Hareket Etme Zorunluluğunun Günlük İşleyişe Etkisi

6102 sayılı TTK m.16 gereğince, dernek veya vakıflar bir ticari işletme işletiyorsa “tacir” hükmünde sayılırlar. 7405 sayılı Kanun gereğince de, spor kulüpleri ticaret siciline tescil edilerek veya bünyelerinde bir iktisadi işletme kurarak spor faaliyetleri yanında ticari nitelikli iş ve işlemler de yapabilmektedir. Bu tescil işlemiyle beraber, kulüplerin:

  • Defter tutma, bilanço hazırlama, ticari teamüllere uyma,
  • Vergisel ve sosyal güvenlik yükümlülükleri yerine getirme,
  • Şirket benzeri yönetsel organizasyon oluşturma,
  • Hukuki sorumluluk ve denetim süreçleri (özellikle kulüp bütçesi ve harcamaları)
    gibi hususlarda ticari işletmelere benzer kurallara tâbi olmaları söz konusudur.

Dolayısıyla kulüpler; alacak-borç ilişkileri, sponsorluk anlaşmaları, sportif malzeme satışı vb. işlemlerde daha kurumsal bir yapı içinde hareket etmek durumundadırlar. Mahkemeler de bu hususta, derneğe bağlı iktisadi işletme kurulmuş spor kulüplerinin ticari işletme olarak işlem gördüğüne işaret etmektedir.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3711 K. 2024/7407 T. 21.10.2024
https://app.dejure.ai/dokuman/c94eddfe-af90-412f-b7c0-b2c2037011f9


3. “Mali Yükümlülüklerin Yerine Getirilmemesi” İfadesi ve İhlalin Cezai Sonuçları

Kanun ve ilgili mevzuatta öngörülen “mali yükümlülükler”:

  • Vergi, resim, harç benzeri kamu alacaklarının süresi içinde beyan ve ödenmesi,
  • Sosyal güvenlik primlerinin (sporcu/çalışan primleri) eksiksiz yatırılması,
  • İlgili federasyona olan harç veya aidat vb. ödentilerin yapılması,
  • Kulübün muhasebe, denetim ve raporlama yükümlülüklerine riayet edilmesi,
  • İlgili spor dalındaki (TFF, vb. federasyon) lisans ücretleri ve sportif faaliyet borçlarının ödenmesi
    gibi konuları içerir.

Bu yükümlülüklerin ihlali;

  1. İdari para cezası (örneğin, Gençlik ve Spor Bakanlığı/federasyon tarafından),
  2. Disiplin (Hak Mahrumiyeti) Cezaları (spor federasyonlarınca, özellikle müsabakalardan men, puan silme, küme düşürme vb.),
  3. Adli Sorumluluk (özellikle vergi veya SGK gibi kamu alacaklarının kasıtlı ihlalleri hâlinde)
    sonuçlarını doğurabilir.

7405 sayılı Kanun, spor kulüplerine yönelik mali denetim mekanizmalarını da öngörmüş olup, denetimlerde “mali yükümlülük ihlali” saptanırsa, kulüp yöneticileri şahsen sorumlu tutulabilmekte; ağır ihlallerde kulübün özerkliği veya tescili de riske girebilmektedir.


4. 7405 Sayılı Kanun Dışında Uygulanan Mevzuat (4721 sayılı TMK, 5253 sayılı Dernekler Kanunu, 6102 sayılı TTK vb.) ve Kanunlar Arasındaki İlişki

7405 sayılı Kanun, spor kulüplerinin kuruluşu ve işleyişine dair özel hükümler getirmiştir. Ancak Kanun’da hüküm bulunmayan hâllerde aşağıdaki kanunlar uygulanmaya devam eder:

  • 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (kulübün dernek niteliğinden kaynaklanan hususlar, üyelik işlemleri, tüzük vb.),
  • 5253 sayılı Dernekler Kanunu (derneklerin genel işleyişi, karar organları, denetimleri vb.),
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (spor anonim şirketleri ve iktisadi işletme kuran kulüplerin ticari faaliyetleri, tacir sıfatı gerektiren işlemler vb.).

Kanunlar arasındaki ilişki şu şekilde özetlenebilir:

  1. Özel Kanun olan 7405 sayılı Kanun hükümleri, spor kulüpleri bakımından önceliklidir.
  2. Bu Kanun’da hüküm bulunmayan konularda, kulübün dernek niteliğinden ötürü 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve TMK uygulanır.
  3. Spor kulüpleri anonim şirket olarak faaliyet gösteriyorsa, 6102 sayılı TTK hükümlerine göre hareket eder.

Atıf: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/204 K. 2025/278 T. 20.03.2025
https://app.dejure.ai/dokuman/a16f0a79-4968-420d-a5ef-2e943a1ab285


Sonuç

  • 7405 sayılı Kanun, spor kulüplerini “özel hukuk tüzel kişisi” olarak nitelerken, onların hem dernek hukukuna hem de (kulüp şirketleştiğinde) ticaret hukukuna uyacaklarını hükme bağlamıştır.
  • Ticaret siciline tescil ve iktisadi işletme/anonim şirket yapısı, kulüplerin kurumsal ve finansal açıdan ticari işletmeler gibi sorumluluk üstlenmesini gerektirir.
  • Mali yükümlülüklerin yerine getirilmemesi”, vergi/SGK gibi kamu alacakları veya federasyon-paylarına dair ödemelerin yapılmamasını da kapsar ve hem idari hem de adli yaptırımlarla sonuçlanabilir.
  • 7405 sayılı Kanun’da hüküm bulunmadığı hâllerde, 4721 sayılı TMK, 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve 6102 sayılı TTK devreye girmekte olup bu kanunlar, spor kulüplerinin hukuki çerçevesini tamamlamaktadır.

Yargı mercilerince verilen emsal kararlarda, özellikle kulüplerin ticari işletme olarak tescili, dernek yapısından kaynaklanan denetim süreçleri ve federasyon ilişkileri sıklıkla değerlendirilmiş; 7405 sayılı Kanun’un getirdiği ilkelerin fiili uygulamada öne çıktığı görülmüştür.