Blog

TAHİM YARGILAMASI: DELİL UYGULAMALARI

Tahkim yargılaması, uyuşmazlıkların hızlı ve uzmanlaşmış bir yöntemle çözümlenmesini sağlaması bakımından önemlidir. Ancak tarafların delil ibrazı, hakem heyetinin delilleri değerlendirmesi ve yargılamanın eşitlik ve çelişmeli yargılama ilkelerine uygun yürütülmesi, tahkimde de son derece hassas konulardır. Aşağıda, *hakem heyetinin delil toplama yetkisi ve sınırları*, *tarafların delil sunma yükümlülüğünün ihlali hâlinde doğabilecek sonuçlar* ve *“taraflarca getirilme ilkesi”nin tahkim yargılamasına etkisi* soruları çerçevesinde emsal kararlara atıf yapılarak bazı değerlendirmeler yapılmıştır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~5 dakika
tahkim yargılaması
delil uygulamaları
hakem heyetinin delil toplama yetkisi
tarafların delil sunma yükümlülüğü
taraflarca getirilme ilkesi

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Tahkim Yargılaması ve Delil Uygulamaları

Tahkim yargılaması, uyuşmazlıkların hızlı ve uzmanlaşmış bir yöntemle çözümlenmesini sağlaması bakımından önemlidir. Ancak tarafların delil ibrazı, hakem heyetinin delilleri değerlendirmesi ve yargılamanın eşitlik ve çelişmeli yargılama ilkelerine uygun yürütülmesi, tahkimde de son derece hassas konulardır. Aşağıda, hakem heyetinin delil toplama yetkisi ve sınırları, tarafların delil sunma yükümlülüğünün ihlali hâlinde doğabilecek sonuçlar ve “taraflarca getirilme ilkesi”nin tahkim yargılamasına etkisi soruları çerçevesinde emsal kararlara atıf yapılarak bazı değerlendirmeler yapılmıştır.


1. Tahkim Yargılamasında Hakem Heyetinin Delil Toplama Yetkisi ve Sınırları

Hakem heyetinin delil toplama yetkisi, tahkim sözleşmesi ve uygulanacak tahkim kuralları (kurumsal tahkim veya ad hoc tahkim) çerçevesinde belirlenir. Genellikle hakemler, tarafların sunduğu delillerle bağlı olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK (veya ICC, UNCITRAL benzeri kurallar) uyarınca, sınırlı ölçüde re’sen araştırma veya delil talep etme yetkisine sahip olabilir. Ancak bu yetki, kural olarak taraflarca getirilen (veya talep edilen) delillerle sınırlı kullanılır; hakem, çoğunlukla kendiliğinden delil araştıramaz.

  • Örnek Karar:
    Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/504 K. 2024/706 T. 26.09.2024
    [Link: https://app.dejure.ai/dokuman/c96c2ee7-0975-45e3-8631-3b87511838c0]
    Bu kararda davalı vekili, “hakem başkanının davacının sunduğu delilleri geniş ölçüde kabul ettiğini, ancak müvekkilinin delillerine yeterince itibar edilmediğini” ileri sürerek savunma haklarının kısıtlandığını iddia etmiştir. Mahkeme ise tahkimde hakemin, tarafların sunduğu delillerle hareket ettiği; re’sen delil toplama yetkisinin bulunmadığı, fakat tarafların ek delil sunmasına izin vererek süreci eşitlik ilkesine uygun yürüttüğünü kabul etmiştir.

  • Örnek Karar:
    Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/10576 K. 2024/7456 T. 10.09.2024
    [Link: https://app.dejure.ai/dokuman/8bc45755-d2c3-4da4-9bc5-2ed91216ec40]
    Hakem heyeti, uyuşmazlığın çözümü için “tanık dinleme, tarafların dilekçe teatisi ve sundukları belge incelemesi” şeklindeki delilleri değerlendirirken; gerekmesi hâlinde bilirkişi incelemesi dahi yapabilmesine karşın, tahkim süresinin sınırlı olması ve tarafların hangi delilleri öne sürdüğüne bakması nedeniyle, re’sen delil toplamanın ancak çok istisnai hâllerde mümkün olduğu ifade edilmiştir. Yargıtay, hakemin bu yaklaşımının HMK’daki “taraflarca getirilme ilkesi” ile uyumlu olduğunu vurgulamıştır.


2. Delil Sunma Yükümlülüğünün İhlali Hâlinde Doğabilecek Sonuçlar

Delil sunma yükümlülüğünün ihlali, tahkim yargılamasında da hukuk mahkemelerindeki gibi birtakım sonuçlar doğurabilir:

  1. İddia veya savunmanın ispat edilememesi: Delil yükünü taşıyan taraf, süresi içinde delil ibraz edemediği takdirde, iddiasını yahut savunmasını ispatlayamamış sayılabilir.
  2. Tahkim sürecinin gecikmesi ya da masrafların artması: Süresinde sunulmayan delillerin sonradan kabulü, hakemde veya diğer taraf üzerinde sürpriz etki yaratabilir. Tahkim kuralları çerçevesinde hakem, yargılamayı geciktirme amacı taşıyan veya haklı neden olmaksızın geç sunulan delilleri reddedebilir.
  3. Hukuki dinlenilme hakkının ihlali itirazları: Bir taraf delillerini süresinde sunmamak suretiyle diğer tarafın savunma hakkını zedelemeye kalkışırsa, hakemin buna izin vermemesi gerekir; aksi hâlde karar iptale konu olabilir.
  • Örnek Karar:
    Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/260 K. 2023/544 T. 13.02.2023
    [Link: https://app.dejure.ai/dokuman/55671fe1-8383-452b-a18c-347ca686f4c3]
    Davacı, hakem huzurunda delilleri geç ibraz etmiş ve karşı tarafın savunma hakkını zayıflattığı ileri sürülmüştür. Kararda, tahkim yargılamasında hakemin, usule ilişkin kuralları (bilhassa HMK m.145-146 hükümleri paralelinde) uygulayarak yargılamayı geciktirme amacı olup olmadığını değerlendireceği; geç sunulan delilleri tarafların rızası yoksa ya da haklı neden kanıtlanmamışsa reddedebileceği belirtilmiştir.

3. “Taraflarca Getirilme İlkesi”nin Tahkim Yargılamasında Delil Sürecine Etkisi

Tahkim yargılamasında da temelde taraflarca getirilme ilkesi geçerlidir. Yani uyuşmazlığa ilişkin maddi vakıaların ortaya konması ve bunların dayanağı olan delillerin sunulması, esasen tarafların yükümlülüğündedir. Hakem, geniş yetkili bir heyet olsa dahi, genellikle tarafların delil sunumunu bekler; resen delil toplaması sınırlıdır.

  1. Hakemin yönlendirmesi: Hakem, davayı aydınlatma görevi gereğince taraflara “belgelerin nereden temin edilebileceği, hangi şahısların tanık olarak dinlenebileceği” hususunda soru sorabilir veya ek delil isteyebilir.
  2. Resen inceleme alanı dardır: Birçok tahkim kuralı, hakemlerin re’sen delil toplama imkânını neredeyse yok denecek kadar sınırlamıştır. Taraflar, tahkim anlaşmasında bunu genişletebilir; ancak uygulamada nadiren bu yolu seçerler.
  3. Sürpriz kararın önlenmesi: Taraflarca getirilen deliller, tahkim sürecinde çelişmeli biçimde tartışılır. Hakem heyeti, sürpriz kararın önlenmesi için bu delilleri tarafların huzurunda değerlendirmek zorundadır.
  • Örnek Karar:
    Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/504 K. 2024/706 T. 26.09.2024
    [Link: https://app.dejure.ai/dokuman/c96c2ee7-0975-45e3-8631-3b87511838c0]
    Burada mahkeme, “hakem yargılamasında taraflarca getirilme ilkesi”nin belirleyici olduğunu, hakemin ancak tarafların sunduğu delilleri tartışabileceğini, dolayısıyla yetersiz delil sunan tarafın dayandığı vakıaları ispatlayamamış sayılacağını vurgulamıştır.

Sonuç

Tahkim yargılaması, tarafların delil ibrazı ve hakem heyetinin delilleri değerlendirmesi açısından büyük ölçüde taraflarca getirilme ilkesine dayanmaktadır. Hakem, kural olarak tarafların sunduğu delillerle bağlıdır ve re’sen delil toplama imkânı sınırlıdır. Taraflar delil sunma yükümlülüklerini süresi içinde yerine getirmezlerse, ispat eksikliği nedeniyle talep ya da savunma reddedilebilir veya tahkim kararı aleyhlerine sonuçlanabilir. Yine de, hakem heyeti adil bir yargılama yapmak adına, tarafların sunmak istedikleri delilleri yargılamayı geciktirme amacı taşıyıp taşımadığına göre değerlendirebilir.

Kaynakça (Emsal Kararlar)

Bu kararlar çerçevesinde, tahkim yargılamasında hakem heyetinin delilleri toplama yetkisi sınırlı olup, esaslı delil sunma yükümlülüğü taraflardadır. Delil sunma yükümlülüğüne riayet edilmemesi, reddi miras benzeri klasik uyuşmazlıklardan farklı olarak tahkimde de iddianın kanıtlanamaması sonucunu doğurabilir ve bu durum tahkim kararının iptaline sebep olmasa da, tarafların aleyhine sonuçlanabilmektedir. Dolayısıyla tahkim yargılamasında “taraflarca getirilme ilkesi” delil sürecinin temel belirleyicisi olmaya devam etmektedir.