Blog

Tahkim Sözleşmesinde “Açık ve Kesin İrade” Anlamı: Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

Tahkim sözleşmesi, tarafların belli uyuşmazlıkları mahkeme yerine hakem veya hakem kurulunda çözmeyi kararlaştırdığı bir özel yargılama usulüdür. Bu yazıda, tahkim sözleşmesinin geçerliliğini etkileyen temel hususlar ve emsal kararlar ile ilgili bilgiler yer almaktadır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
tahkim sözleşmesi
açık ve kesin irade
yazılı sözleşme
tahkim yargılaması
mahkemelerde çözümleme

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Tahkim Sözleşmesine İlişkin Temel Hususlar ve Emsal Kararlar

Tahkim, tarafların belli uyuşmazlıkları mahkeme yerine hakem veya hakem kurulunda çözmeyi kararlaştırdığı bir özel yargılama usulüdür. Ancak tahkim yargılamasının devreye girebilmesi için taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin (veya tahkim şartının) bulunması, uyuşmazlığın tahkime elverişli olması ve gerekli şekil şartlarının yerine getirilmesi gerekir. Aşağıda, bu konudaki temel sorular ile ilgili emsal kararlara dayalı değerlendirmeler yer almaktadır.


1. Tahkim sözleşmesinde “açık ve kesin irade” unsuru ne anlama gelmektedir?

Tahkim, kural olarak istisnai bir yargılama yoludur. Bu nedenle uyuşmazlığın, devlet yargısı yerine hakem önünde görülebilmesi için tarafların tahkim iradelerinin tereddütsüz, açık ve kesin olması gerekir. Başka bir deyişle taraflar, uyuşmazlıkların hakemde çözümleneceğini kuşkuya yer bırakmayacak biçimde kararlaştırmış olmalıdır. Mahkemeler, sözleşmede tahkime mi yoksa mahkemeye mi gidileceği konusunda belirsiz ya da çelişkili ifadelerin bulunması halinde, “açık ve kesin irade” unsurunun gerçekleşmediği sonucuna vararak tahkim itirazını reddetmektedir.

  • Örneğin, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5030 K. 2024/6919 T. 30.09.2024 kararında (
    https://app.dejure.ai/dokuman/473d7813-20f8-44dc-821b-e52a4f790ba6
    ) tahkim sözleşmesinin geçerliliği için “tarafların tahkim iradesinin yazılı sözleşmede hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça belirtilmesi” gerektiği vurgulanmıştır. Kararda, tahkim yolunun istisnaî bir yol olduğu ifade edilerek, iradenin “açık ve kesin” olması zorunluluğu özellikle belirtilmiştir.

2. “Yazılı sözleşme” şartı hangi şekillerde yerine getirilmiş sayılır?

Bir tahkim sözleşmesi, ister bağımsız bir metin halinde ister ana sözleşmenin bir maddesi (tahkim şartı) olarak düzenlensin, kural olarak yazılı şekilde yapılmalıdır. Bu yazılılık şartı, 6100 sayılı HMK (m. 412) ve Milletlerarası Tahkim Kanunu’nda yer alan benzer hükümler uyarınca geçerlilik şartıdır. Ayrıca 1958 tarihli New York Sözleşmesi de uluslararası tahkim sözleşmelerinde yazılı şekli aramaktadır.

  • Yazılı şekil şartı;

    • Taraflarca imzalanmış bir metinle,
    • Mektup, faks, e-posta vb. yazışmalarla ortaya konmuş tahkim anlaşmasıyla,
    • Dava dilekçesinde tahkim sözleşmesi bulunduğunun belirtilmesi ve davalının buna itiraz etmemesi halinde de,
    • Ana sözleşmede tahkim hükmü bulunan bir belgeye atıf yapılmasıyla
      sağlanmış sayılabilir.
  • Konuya ilişkin olarak, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/499 K. 2024/847 T. 25.12.2024 kararında (
    https://app.dejure.ai/dokuman/78240c15-c4e3-4040-8662-899fb57acb54
    ) tahkim iradesinin yazılı olarak beyanının, mektuplar veya elektronik ortamda karşılıklı mutabakat sağlanmasıyla da mümkün olduğu belirtilmiş ve yazılılık unsurunun nasıl yerine getirilebileceği ayrıntılı şekilde açıklanmıştır.


3. Hangi tür uyuşmazlıklar “tahkime elverişli” değildir ve bu durum tahkim sözleşmesini nasıl etkiler?

Her uyuşmazlık tahkim konusu yapılamaz. “Tahkime elverişlilik” kural olarak tarafların serbestçe tasarruf edebileceği konuları ifade eder. Kamu düzenine ilişkin veya tarafların iradeleriyle çözümlenemeyecek nitelikteki uyuşmazlıklar (örneğin boşanma, velayet, iflas, ceza hukuku uyuşmazlıkları, tapu iptal/tescil davaları gibi ayni haklar ve benzeri alanlarda) tahkime elverişli değildir.

  • Eğer taraflar tahkime elverişli olmayan bir konuda tahkim sözleşmesi yapmışlarsa, bu sözleşme geçersiz kabul edilir ve uyuşmazlık devlet mahkemelerinde görülmek zorundadır.

  • Bu noktada, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2024/1710 K. 2024/2058 T. 05.12.2024 kararında (
    https://app.dejure.ai/dokuman/1d550cf2-593d-4c7d-93e5-43945dd2f42d
    ) tahkim anlaşmasının geçerli olabilmesi için uyuşmazlığın kamu düzeniyle ilgili olmaması gerektiği, taraf iradelerine tabi işlerden doğması zorunluluğu ve bu konuda uyuşmazlığın tahkime elverişli olmasının şart olduğu açıkça ifade edilmiştir.


Sonuç

  1. Tahkim sözleşmesinin geçerli olabilmesi için tarafların açık ve kesin bir irade açıklamasında bulunmaları, yani uyuşmazlığın hakemde çözümleneceği konusundaki iradelerinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerekir.
  2. Bu tahkim iradesi, kural olarak yazılı şekilde yapılmalı; sözleşmede veya ek protokollerde karşılıklı mutabakatı gösterecek şekilde düzenlenmelidir.
  3. Uyuşmazlığın taraf iradelerine tabi (kamu düzenine ilişkin olmayan) bir nitelikte olması, başka bir ifadeyle tahkime elverişli bulunması gerekir. Tahkime elverişli olmayan konularda yapılan tahkim sözleşmesi hükümsüz sayılır ve uyuşmazlık yine genel yargı yolu olan mahkemelerde çözümlenir.

Yukarıda özetlenen hususlarda, tahkim sözleşmelerine dair ihtilaflar en sık “tahkim iradesinin açık olup olmadığı”, “yazılılık şartı” ve “tahkime elverişlilik” kriterleri etrafında şekillenmektedir. Belirtilen emsal kararlarda da görüleceği üzere, mahkemeler tahkim sözleşmesinin geçerliliğini bu üç temel nokta üzerinden denetlemekte ve şartların karşılanmadığı durumlarda davayı usulden reddederek devlet yargısını yetkili kılmaktadır.