Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
TAKSİRLE İŞLENEN SUÇLAR HAKKINDA EMSAL KARARLARLA AÇIKLAMALAR
Aşağıdaki sorular, taksirle işlenen suçların uygulamadaki önemine ve Yargıtay kararlarına dayanarak cevaplanmıştır. Emsal kararlara ilişkin atıflar, belirtilen documentID’ler üzerinden verilmektedir.
1. Taksirle işlenen bir suçta cezanın belirlenmesinde failin kusurunun rolü nedir?
Taksirle işlenen suçlar, TCK 22. madde çerçevesinde düzenlenmiş olup kanun, “taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan cezanın failin kusuruna göre belirleneceğini” (TCK 22/4) hüküm altına almıştır. Burada failin kusur derecesi, kusurun ağırlığı ve neticenin öngörülebilir olup olmadığı özellikle dikkate alınır. Hâkim, kusurun yoğunluğunu değerlendirirken dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılığın derecesini, failin eylem sırasında öngörülebilir bir sonucu engellemek adına ne kadar titiz davrandığını ve somut olayın bütün koşullarını göz önünde bulundurur.
Emsal Karar Atıfı:
“…Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza, failin kusuruna göre belirlenir…”
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/269 K. 2019/210 T. 14.03.2019
(https://app.dejure.ai/dokuman/70110e5e-dc53-42a8-8288-fb3e5dd9747d)
Bu çerçevede hâkim, taksir derecesini somut olayın özelliklerine göre belirleyerek neticeyle failin davranışı arasındaki nedensellik bağını ve kusurun ağırlığını gözetir.
2. Bilinçli taksir ile basit taksir arasındaki temel farklar nelerdir ve bu durum cezayı nasıl etkiler?
- Basit taksirde fail, suçun kanuni tanımında yer alan neticenin gerçekleşebileceğini öngörmez ancak, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucunda öngörülebilir bir netice ortaya çıkar.
- Bilinçli taksirde ise fail, neticenin gerçekleşebileceğini öngörür ancak sonuç meydana gelsin istemediği hâlde (neticeyi kabullenmeyerek) eylemine devam eder.
Bilinçli taksir, TCK 22/3 uyarınca ayrıca cezada artırım sebebidir;
“Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi hâlinde bilinçli taksir vardır; bu hâlde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.”
Emsal Karar Atıfı:
“…Basit taksir ile bilinçli taksir arasındaki ayırıcı ölçüt; taksirde failin neticeyi öngörmemesi, bilinçli taksirde ise bu neticeyi öngörmüş olmasıdır…”
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, E. 2017/2781 K. 2018/375 T. 13.02.2018
(https://app.dejure.ai/dokuman/8e87b38d-91e1-4b2c-a8da-f1e782fcb08d)
Dolayısıyla, failin öngördüğü ancak istemediği netice meydana geldiğinde hâkim cezayı üçte birden yarısına kadar artırır.
3. Taksirli bir suçun işlenmesi sonucunda failin kişisel ve ailevi durumu ceza miktarını nasıl etkileyebilir?
TCK, failin kişisel veya ailevi durumunun bazı istisnai hâllerde cezaya etkili olabileceğini düzenlemiştir.
TCK 22/6 maddesi uyarınca:
“Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevî durumu bakımından, artık bir cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir hâlinde verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.”
Buna göre fail, kendi çocuğunun veya çok yakın aile fertlerinin ölümü gibi durumlarda zaten çok ağır bir manevi kayıp yaşamışsa hâkim, cezaya gerek olmadığı kanaatine dahi varabilir. Eğer fail bilinçli taksirle hareket etmişse bu tür özel mağduriyet, cezasının yarıdan altıda bire kadar indirilmesine sebebiyet verebilir.
Emsal Karar Atıfı:
“…Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından artık ceza verilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir hâlinde ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir…”
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/10965 K. 2023/1571 T. 10.05.2023
(https://app.dejure.ai/dokuman/1a159cf5-ab25-4d8a-a8d2-c7abfb280617)
Bu madde, failin zaten ağır bir mağduriyet yaşadığı istisnai hâllerde cezadan tümüyle vazgeçmeyi veya cezayı ciddi oranda indirmeyi mümkün kılar.
4. Birden fazla kişinin taksirle işlediği bir suçta, her failin cezası nasıl belirlenir?
Birden fazla fail, kendi davranışları yönünden taksirle hareket etmişse, her failin cezası bağımsız biçimde değerlendirilir. Taksirli suçlarda müşterek faillik ve iştirak hükümleri, kast suçlarındaki gibi ele alınmaz; herkes kendi kusuru oranında sorumlu tutulur. Bir failin kusurunun daha ağır olması, diğer failin kusurunu doğrudan artırmaz veya azaltmaz; ancak neticenin meydana gelmesine katkıda bulunan diğer failin eylemi nedensellik bağını kesmediği sürece, her bir fail kendi taksirinden ötürü cezalandırılır.
Özetle: Taksirli suçlarda, “her failin kusuru kendine ait” olup, hâkim her failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık derecesine bakar. Bu kusur belirlenirken olayda mağdurun da kusurunun etkisi, nedensellik bağını kesip kesmediğine göre dikkate alınır. Kesen bir durum yoksa failin sorumluluğu devam eder.
Sonuç
Taksirle işlenen suçlarda failin kusuru, bilinçli taksir ile basit taksir ayrımı, failin kişisel ve ailevi durumu gibi unsurlar cezanın belirlenmesinde merkezi önem taşır. Birden fazla failin taksirli eylem gerçekleştirmesi hâlinde her failin kusuru ayrı ayrı değerlendirilmeli; kimsenin kusuru ötekine yüklenmemelidir. Yargıtay kararları da bu kriterlerin somut olayın koşullarıyla birlikte titizlikle ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.