Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Tanık Dinlenmesi ve Adil Yargılanma Hakkı: Emsal Kararlar Işığında İnceleme
Bir yargılama sürecinde tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların, somut delillerle desteklenmesi gerektiği açıktır. Bu delillerden tanık beyanları, özellikle uyuşmazlığın fiilî vakıalarla (olgularla) ilgili olduğu durumlarda belirleyici bir rol oynayabilir. Ancak tanık delili değerlendirilirken, mahkemece izlenecek usul kurallarına riayet edilmemesi “adil yargılanma hakkı”nı (Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6) zedeleyecek nitelikte olabilir. Aşağıda sırasıyla (1) tanıkların dinlenmemesinin hangi durumlarda adil yargılanma hakkını ihlal sayıldığı, (2) tanık dinleme taleplerinin hangi yasal esaslara dayandırılarak incelendiği, (3) tanık sayısının sınırlandırılması veya talebin reddine dair hukuki gerekçeler ile (4) tanıklar dinlenmeden karar verilmesinin sonucu üzerinde durulacaktır.
1) TANIKLARIN DİNLENMEMESİ NE ZAMAN ADİL YARGILANMA HAKKININ İHLALİ SAYILIR?
Bir yargılama sürecinde, tarafların hukuki dinlenilme hakkına (HMK m. 27) uygun olarak, *iddia ve savunmalarını tam olarak sunabilmeleri beklenir. HMK m. 240 ve devamı hükümlerine göre davada taraf olmayan (üçüncü kişi) kimseler, ilgili vakıalar hakkında tanıklık yapabilir. Tanıkla ispat, adaletli bir muhakeme için vazgeçilmezdir. Mahkemeler, kanunda öngörülen usuller çerçevesinde tanıkları dinlemeli veya reddedilmesi gerekiyorsa bu reddi gerekçeli olarak açıklamalıdır.
Emsal Karar:
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2697 K. 2023/6512 T. 26.12.2023
Link
Bu kararda, “Tarafça süresinde bildirilen tanığın hiçbir yasal sebep gösterilmeden dinlenmemesi savunma hakkının kısıtlanmasıdır ve adil yargılanma hakkını ihlal eder.” denilmiştir.
Başka Karar Örneği:
Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/446 K. 2020/1045 T. 16.12.2020
Link
“Tanıkların dinlenmemesi veya tanığa soru sorma hakkından mahrum bırakılma, tarafların savunma hakkını kısıtlar ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder.”
Özetle, tarafların dayandığı tanıkların dinlenmesi (yahut makul bir gerekçeyle dinlenmemesi) adil yargılanma hakkının bir yansımasıdır. Keyfî biçimde veya gerekçesiz şekilde tanık dinleme taleplerinin reddedilmesi, silahların eşitliği ilkesine ve çelişmeli yargılama hakkına da aykırı kabul edilir.
2) MAHKEME HANGİ YASAL DÜZENLEMELERE DAYANARAK TANIK DİNLEME TALEPLERİNİ DEĞERLENDİRİR?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK):
- HMK m. 240: Tanık gösterme şekli.
- Taraflar, vakıaları ispat amacıyla dava dışındaki kişileri tanık gösterebilir.
- HMK m. 241: Tanıklardan bir kısmının dinlenilmesiyle yetinilmesi.
- Mahkeme, dinlenen tanıkların beyanlarıyla uyuşmazlığın esası hakkında yeterli bilgi edindiği takdirde diğer tanıkların dinlenmemesine karar verebilir. Ancak bu karar gerekçeli olmalıdır.
- HMK m. 243 ve devamı: Tanıkların mahkemeye çağrılması, tanıklığa ilişkin usul kuralları (tanık davetiyesi, zorla getirme vb.).
Emsal Karar:
Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2183 K. 2021/156 T. 23.02.2021
Link
“HMK m. 241 uyarınca, gösterilen tanıklardan bir kısmının dinlenilmesiyle yeterli sonuç alındığı takdirde geri kalanlar dinlenmeyebilir. Ancak bu, mahkemenin beyanlar bakımından gerçekten yeterli kanaate ulaşması ve gerekçelendirmesi hâlinde mümkündür.”
Bir Diğer Karar:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/10828 K. 2021/14960 T. 26.10.2021
Link
Bu kararda, kanuna aykırı biçimde tanık listesinin yok sayılması veya reddedilmesinin hukuki dinlenilme hakkını ihlal edeceği anlatılmıştır.
3) TANIK DİNLEME TALEBİNİN REDDİ VEYA TANIK SAYISININ SINIRLANDIRILMASI HANGİ GEREKÇELERLE HUKUKA UYGUN OLABİLİR?
- Davanın uzatılması niyeti: HMK m. 241 gerekçesinde, tarafların kötü niyetli veya gereksiz şekilde tanık sayısını şişirmesini önlemek adına mahkemeye, “tanıkların bir kısmını dinlemekle yetinme” yetkisi tanınmıştır. Ancak yine de kimin dinleneceği, hangi vakıa bakımından dinleneceği netleştirilmelidir.
- Yeterli bilgi edinilmesi: Mahkeme, birkaç tanığı dinledikten sonra, uyuşmazlığın esasına dair yeterli derece bilgi elde ettiğine kanaat getirirse geri kalanların dinlenmesine gerek kalmadığına karar verebilir. Fakat bu kararın açık bir gerekçeye dayanması şarttır.
- Süresi içinde tanık bildirilmemesi: HMK m. 240/3’e göre tanıklar yasal süresi içinde bildirilmeli. Süre kaçırılmışsa veya tanık açıkça bildirilmemişse, talebin reddi söz konusu olabilir.
- Tarafın açık vazgeçmesi: Eğer taraf, kendi tanığını dinletme talebinden vazgeçtiğini zapta geçiriyorsa, artık o konuda ayrıca dinleme yapılmayabilir.
Emsal Karar:
Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/605 K. 2022/264 T. 08.03.2022
Link
“Mahkeme, bazı tanıkları dinledikten sonra geriye kalanlarla ilgili davanın uzatılması niyeti olup olmadığını değerlendirir. Şayet aynı hususlara dair tekrar edeceği beyanlar tahmin edilirse diğerlerini dinlemekten vazgeçebilir. Ancak bu durumda ara karar oluşturulmalı ve karar gerekçelendirilmelidir.”
4) TANIK DİNLENMEDEN KARAR VERİLMESİNİN HUKUKİ SONUCU NE OLUR?
- Savunma hakkının kısıtlanması: Tarafın süresinde gösterdiği, usulüne uygun bildirilen tanıklar, hiçbir yasal neden yokken dinlenmeden karar verilmişse savunma hakkı (Anayasa m. 36) ve HMK m. 27’de düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiş sayılır.
- Bozma ya da kaldırma nedeni: Yargıtay veya bölge adliye mahkemesi, böyle bir usul aykırılığını genellikle “esasa etkili usul hatası” kapsamında görerek ilk derece mahkemesi kararını bozar/kaldırır. Yeniden yargılama yapılması gereğini belirtir.
Emsal Karar:
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/791 K. 2021/1700 T. 24.03.2021
Link
Kararda, “Davalının süresinde bildirdiği tanıklarının dinlenmeden karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğindedir; eksik inceleme gerekçesiyle karar bozulmuştur.”
SONUÇ
- Tanıkların dinlenmemesi, ancak HMK m. 241 kapsamındaki “yeterli bilgiye ulaşıldığı” veya “davayı uzatma amacı güttüğü” açıkça tespit edilerek; ayrıca gerekçeli şekilde karara bağlanırsa hukuka uygun görülür.
- Hiçbir neden göstermeksizin ya da süresi içinde sunulmuş tanıkları davetin yapılmaması vs. şekilde reddetmek, “adil yargılanma hakkı” ve “hukuki dinlenilme hakkı”nın ihlali sayılır.
- Böyle bir usul hatası, çoğu zaman bozma ya da kararın kaldırılması sonucunu doğurmakta; tarafların yeniden yargılama sırasında eksik tanıklarının dinlenmesi sağlanmaktadır.
- Mahkeme, davayı uzatmamak ve gereksiz tanıkların dinlenmesini önlemek amacıyla bazı tedbirler alabilir, ancak bunu HMK m. 241’deki koşullara uyacak şekilde hayata geçirmeli; kararını net ve makul bir gerekçeyle açıklamalıdır.
Kaynakça / Atıflar
-
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/2697 K. 2023/6512 T. 26.12.2023
https://app.dejure.ai/dokuman/9510991c-5db3-401a-8e84-8bb43c1856de -
Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/446 K. 2020/1045 T. 16.12.2020
https://app.dejure.ai/dokuman/de4f127e-96bb-428d-a4bb-330ed48a880c -
Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2183 K. 2021/156 T. 23.02.2021
https://app.dejure.ai/dokuman/10a91d69-563d-4edf-ab34-e8dd1e92a9be -
Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/605 K. 2022/264 T. 08.03.2022
https://app.dejure.ai/dokuman/18d3b91f-54ba-4b15-8ec9-8047cc76651d -
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/10828 K. 2021/14960 T. 26.10.2021
https://app.dejure.ai/dokuman/a9c8c88f-827e-4408-92cf-7e5879756599 -
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2020/791 K. 2021/1700 T. 24.03.2021
https://app.dejure.ai/dokuman/0fd6ecb9-5b3c-480d-a230-4f98f28afe29
Sonuç olarak, tanık delili, tarafların hak arama ve savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasında kritik önem taşır. Mahkemeler, tarafların yasal sürede bildirdiği tanıkları delil değerine göre dinlemeli; aksi yönde bir karar ancak HMK m. 241’deki koşullar oluşmuş ve gerekçeli şekilde ara karar veya nihai karara yansımışsa hukuka uygun sayılır. Aksi durumda, söz konusu usul hatası adil yargılanma hakkını zedeleyebilecek ve kararın üst mahkemece bozulmasına veya kaldırılmasına neden olabilecektir.