Blog

Taşıma Sözleşmelerinde “Makul Süre”, Yükleme Gecikmesi, Tazminat ve “Serbest Süre” Uygulamasi

Taşıma sözleşmelerinde “makul süre”, yükleme gecikmesi, tazminat ve “serbest süre” uygulamaları hakkında emsal kararlarla değerlendirme

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~5 dakika
taşıma sözleşmeleri
makul süre
yükleme gecikmesi
tazminat
serbest süre
emsal karar

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

TAŞIMA SÖZLEŞMELERİNDE “MAKUL SÜRE”, YÜKLEME GECİKMESİ, TAZMİNAT VE “SERBEST SÜRE” UYGULAMASI

Taşıma sözleşmeleri, Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m. 850 ve devamı hükümlerinde düzenlenmektedir. Deniz yolu, kara yolu veya karma taşıma yöntemleriyle gerçekleştirilen bu sözleşmelerde, taşıyan ile taşıtan arasında yükün taşınması ve buna karşılık bir navlun (ücret) ödenmesi esası bulunmaktadır. Taşımanın ne kadar sürede tamamlanacağı, yüklemede ve boşaltmada tarafların sorumlulukları, gecikme halinde tazminat talepleri ve sözleşmeye konulan “serbest süre” (free time) gibi hükümler, uygulamada en çok tartışılan konulardandır.

Aşağıda, dört ana soru çerçevesinde konu incelenmiştir. İlgili yargı kararlarına atıf yapılmış olup, kararların bağlantıları metnin ilgili yerlerinde belirtilmiştir.


1. Taşıma sözleşmesinde yükleme süresi belirtilmediğinde, “makul süre” nasıl belirlenir ve TTK madde 1153 bu konuda ne kadar etkilidir?

TTK m. 1153’ün Önemi
TTK m. 1153, navlun sözleşmelerine ilişkin temel hükümleri içerir. Yükün yüklenmesi hususunda taraflar bir süre belirlememişse veya sözleşmede açık hüküm yoksa, taşıyanın “makul süre” içinde taşıma faaliyetine başlaması ve devamında da yükü teslim etmesi gerekir. “Makul süre”nin belirlenmesinde;

  • Yükün niteliği (bozulabilir eşya, hacimli yük vb.),
  • Yol ve güzergâh koşulları,
  • Mevsimsel şartlar (hava muhalefeti, liman yoğunluğu),
  • Taşıma türü (kırkambar, parsiyel, komple)
  • Teamül ve sektör ortalamaları

gibi ölçütler dikkate alınır.

Yargısal Değerlendirme
Mahkemeler, sözleşmede açık bir süre bulunmadığında veya “.... gün” gibi kesin bir teslim tarihi belirlenmemişse, TTK 1178/4’teki “olayın özelliklerine göre tedbirli bir taşıyandan teslimin makul olarak istenebileceği süre” ölçütünü uygulamaktadır. Örneğin, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi bir kararında (E. 2017/450, K. 2021/436, T. 10.11.2021) makul taşıma süresi belirlenirken geminin teknik özellikleri, rotadaki liman yoğunluğu ve mevsim koşullarının dikkate alınması gerektiğini vurgulamıştır.
(Karar metni için bkz.)

Bu çerçevede, TTK m. 1153 “taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça” prensibine de vurgu yaparak, taşıyanın gemiyi veya nakliye aracını makul sürede yükleme için hazır bulundurma yükümlülüğünü temel almaktadır. Sözleşmede herhangi bir yükleme/teslim süresi yoksa veya genel bir ibare (örneğin “en kısa zamanda”) konulmuşsa, gecikme olup olmadığı mahkemelerce “olayın özelliklerine göre” somut olarak değerlendirilir.


2. Taşıtanın yükleme gecikmesinden sorumlu tutulduğu durumlar nelerdir ve taşıyanın kendi kusurları (örneğin konteyner temini, sefer planlaması) bu sorumluluğu nasıl etkiler?

Taşıtanın Yükleme Gecikmesi Sorumluluğu
TTK m. 1155 ve devamı hükümlerine göre, taşıtanın “süresi içinde yükü hazır etme, talimat ve belgeleri tamamlama” yükümlülüğü vardır. Taşıyan, gemiyi veya nakliye aracını belirtilen tarihte (ya da makul sürede) limana/teslim noktasına getirdiği hâlde yükün hazır edilmemesi halinde gecikme oluşursa, bu durumdan taşıtan sorumlu olur. Taşıtan, yükleme veya gümrük işlemlerinin uzaması nedeniyle fazladan bekleme süresi (sürastarya süresi) ve buna ilişkin bedelleri (sürastarya parası/demuraj) ödemek zorunda kalabilir.

Taşıyanın Kusurunun Etkisi
Ancak, taşıyanın da “konteyner temini, sefer planlaması, gemi veya kamyoniklimlendirme ünitesinin bozuk olması vb.” kusurları var ise, bu defa taşıyan gecikmeyi paylaşmak veya tamamen üstlenmek durumunda kalabilir. Taşıtan, kendi geç yükleme kusuruyla birlikte taşıyanın özensizliği (örneğin yanlış rota seçimi, aktarma limanında geminin bekletilmesi vb.) yüzünden gecikme yaşandığını kanıtlarsa, bekleme masraflarının bölüşülmesi veya taşıyana hiç ödeme yapılmaması söz konusu olabilir.

Yargısal Örnek
Örneğin, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi bir kararında (E. 2021/649, K. 2022/1002, T. 01.11.2022), sözleşmedeki serbest süre aşımının hangi taraftan kaynaklandığı incelenmiş; taşıyanın da araç planlamasında kusuru olduğu belirlenirse, tüm gecikme ücretlerinin taşıtan aleyhine tahakkuk etmesinin haksız olacağı ifade edilmiştir.
(Karar metni için bkz.)


3. Taşıtanın yükleme gecikmesi nedeniyle taşıyanın talep edebileceği tazminat türleri nelerdir ve bu tazminat nasıl hesaplanır?

Bekleme (Demuraj / Sürastarya) Ücreti
Taşıma sözleşmelerinde sıkça rastlanan bir kalem, yükleme veya boşaltma limanında gemi/araç için kabul edilen “serbest süre” (örneğin 48 veya 72 saat) aşıldığında talep edilen bekleme ücreti veya demuraj bedelidir. TTK m. 1154 vd.’da, “tarafların sözleşmeyle belirledikleri starya süresinin aşılması hâlinde” taşıyanın ek bir ücret talep edebileceği ifade edilir.

Zararın Belirlenmesi

  • Fiili zarar: Taşıyanın ekstra yakıt, liman ücreti, liman hizmet masrafları vb. yaptığı ek giderler,
  • Yoksun kalınan kâr: Taşıyanın gecikme yüzünden başka bir seferi kaçırması ve kazanç yoksunluğu,

taleplerde dikkate alınabilir. Bununla birlikte, uygulamada mahkemeler, taşıyanın talebini “ekstra bekleme masrafları” çerçevesinde değerlendirir ve çoğunlukla sözleşmede belirtilen günlük veya saatlik birim üzerinden hüküm kurar.

Örnek Uygulama
Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi bir dosyada, sözleşmede serbest yükleme süresinin aşılması hâlinde günlük 100 Euro bekleme ücreti kararlaştırılmışsa, gecikmenin kaynağında taşıtanın kusuru olduğunun sabit görülmesi durumunda, gecikme gün sayısı esas alınarak ücret tahsiline karar vermiştir. Kararda ayrıca, taşıyanın kendi ihmalinin de incelenmesi gerekmiş, taşıyan kusuru yoksa tazminatın tamamına hak kazanmıştır.
(Karar metni için bkz.)


4. Mahkeme kararlarında, sözleşmedeki “serbest süre” (free time) gibi hükümlerin yükleme gecikmesi davalarına etkisi nasıl değerlendirilmektedir?

Serbest süre, taşıtanın yükleme veya boşaltma sırasında ek bir maliyet ödemeksizin gemiyi/taşıma aracını bekletebileceği süredir. Bu süre içinde bekleme gerçekleşirse taşıyana ek ödeme yapılmaz; ancak sürenin aşılması hâlinde taşıtan, “sürastarya parası” ya da “demuraj” olarak adlandırılan ücretleri ödemekle yükümlü olur.

Yargısal İnceleme
Örneğin, bir mahkeme kararında (E. 2021/649, K. 2022/1002) mahkeme, sözleşmede 72 saatlik serbest süre belirlendiğini, taşıtanın bu süreyi aştığı takdirde günlük 100 USD ödemesi gerektiğini açıkça vurgulamıştır. Ancak taşıtanın gecikmesinin taşıyanın kusurundan da kaynaklandığı saptanırsa, bekleme parasının kısmen veya tamamen reddi mümkündür.
(Karar metni için bkz.)

Aynı şekilde, “serbest süre” hükmü bulunmayan taşıma sözleşmelerinde de mahkeme, yerleşik teamüllere göre (örneğin 48 saatlik veya 72 saatlik normal bekleme), bunun aşılmasını gecikme olarak kabul ederek, taşıyana tazminat hakkı tanımaktadır.


Sonuç ve Değerlendirme

  1. Yükleme süresinin sözleşmede açıkça belirlenmediği hallerde, TTK m. 1153 ve devamı gereğince, “makul süre” ölçütü devreye girer. Mahkemeler, somut olayın koşullarını değerlendirerek gecikmeyi saptar.
  2. Taşıtanın yükü zamanında hazırlamaması gecikmeye neden olursa, ek bekleme (demuraj) ücreti ödemekle yükümlü olur. Ancak, taşıyanın da konteyner temini veya sefer planlamasındaki kusurları gecikmeyi artırmışsa, taşıtanın sorumluluğu hafifleyebilir.
  3. Taşıyanın talep edebileceği tazminatlar arasında en sık rastlanılan kalem, sözleşmede kararlaştırılan “serbest süre” sonrası günlük bekleme ücreti veya sürastarya parasıdır. Ayrıca somut zarar-ziyan kalemleri de ispatlandığı ölçüde talep edilebilir.
  4. Serbest süre (free time), çoğu navlun sözleşmesinde taraflarca belirlenen bir kolaylık olup, süre aşıldığında bekleme bedelleri gündeme gelir. Mahkemeler, “serbest süre” hususunda açık hüküm yoksa yerleşik ticari teamülleri kıstas almakta ve gecikmenin hangi taraftan kaynaklandığını ayrıntılı şekilde değerlendirmektedir.

Bu çerçevede, taşıma sözleşmesinde yükleme süresi belirlenmemiş olsa dahi, TTK m. 1153 ve 1178 vd. gereğince “makul süre” ilkesi ve hakkaniyet ölçüleri uygulanarak, taşıyan ile taşıtanın karşılıklı sorumlulukları tespit edilmektedir.