Blog

TCK 63/1 Uyarınca Mahsup (İndirim) ve Uygulama Esasları: Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

TCK 63/1 uyarınca mahsup (indirim) ve uygulama esasları hakkında bilgi için emsal Yargıtay kararlarına göz atın.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
tck 63/1
mahsup
indirim
yargıtay kararları
değerlendirme

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

TCK 63/1 Uyarınca Mahsup (İndirim) ve Uygulama Esasları: Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (“TCK”) 63/1. maddesi, hüküm kesinleşmeden önce meydana gelen ve kişinin hürriyetini sınırlayan sürelerin, hükmolunan cezanın infazından nasıl indirileceğini düzenleyen temel hükümlerdendir. Bu madde; gerek hapis cezası gerekse adlî para cezası bakımından, gözaltı, tutukluluk vb. özgürlüğü kısıtlayan her hâlin hesaba katılmasını öngörür. Aşağıda, bu konuda sıkça sorulan dört soruya ilişkin açıklamalar, emsal Yargıtay kararları çerçevesinde yapılmıştır.


1. Hüküm kesinleşmeden önce gözaltı, tutukluluk gibi şahsi hürriyeti sınırlayan hallerde geçirilen süreler, hem hapis cezası hem de adli para cezası durumunda nasıl hesaplanır ve indirim yapılır?

TCK m. 63/1 şu şekilde düzenlenmiştir:

“Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün hâller nedeniyle geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır.”

Bu hükme göre:

  • Hapis cezası yönünden: Kişi, gözaltı, tutukluluk veya benzeri bir tedbirle özgürlüğünden mahrum kaldığı süreyi, sonradan hükmedilen hapis cezasından düşülmesini isteyebilir.
  • Adlî para cezası yönünden: Aynı süre, “bir gün = 100 TL” (veya mahkemece belirlenen gün karşılığına göre) üzerinden adlî para cezasından düşülür.

Emsal Karar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/24115, K. 2023/9327, T. 15.03.2023
    https://app.dejure.ai/dokuman/b3f9e81c-0edc-4762-af5b-357adb1545a5
    Bu kararda, soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki gözaltı/tutukluluk süresinin hapis cezasından veya adlî para cezasından indirilmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Mahkeme, bu hususta hüküm kurmayı atlamışsa bile, bu eksiklik çoğu zaman infaz aşamasında re'sen giderilebilmektedir.

2. Mahkemeler, TCK 63/1'e göre mahsup (indirim) yapmayı neden göz ardı edebilir ve bu durum nasıl düzeltilir?

Uygulamada bazı mahkemeler, kararın hüküm kısmında unutarak veya atlayarak gözaltı/tutukluluk sürelerinin tespitini ve mahsup kararını yazmayabilmektedir. Bunun nedeni genellikle sehven (yanlışlıkla) gerçekleşen bir ihmaldir.

Düzeltme Yolları

  1. İnfaz Aşamasında Resen Düzeltme: Kararda mahsup hususu belirtilmemiş olsa bile, infaz savcılığı veya infaz hakimi, TCK 63/1'de yer alan emredici hükümler gereği, gözaltı/tutukluluk sürelerini kendiliğinden hesaba katabilir.
  2. Kanun Yolları: Taraf veya sanık, istinaf/temyiz yoluyla bu eksikliği ileri sürerek kararın düzeltilmesini sağlayabilir.
  3. Ek Karar: Mahkeme, sonradan ek karar vererek, infazdan önce mahsup işlemini hükme bağlayabilir.

Emsal Karar


3. Adli para cezası ile hapis cezası birlikte verilirse, TCK 63/1'e göre mahsup işlemleri nasıl yürütülür?

Sanığa hem hapis hem de adlî para cezası verildiğinde, her ceza bakımından mahsup ayrı ayrı ele alınır:

  1. Hapis Cezası Kısmı: Gözaltı/tutukluluk süresi doğrudan hapis cezasından gün olarak düşülür.
  2. Adlî Para Cezası Kısmı: Aynı hürriyeti kısıtlayıcı süre, TCK 63/1'de belirtildiği gibi "bir gün = 100 TL" veya mahkemenin belirlediği miktar üzerinden indirilir. Örneğin, kişinin 10 gün tutuklu kalması durumunda, adlî para cezasından 10 x 100 TL = 1.000 TL mahsup edilecektir.

Bu durumda, mahkeme hükmünde her iki ceza için de ayrı indirim kalemi yazılabilir veya infaz merci her cezaya dair mahsup miktarını kendiliğinden uygulayabilir.

Emsal Karar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/24115, K. 2023/9327, T. 15.03.2023
    https://app.dejure.ai/dokuman/b3f9e81c-0edc-4762-af5b-357adb1545a5
    Kararda, "adli para cezasına hükmedilmesi durumunda gözaltı/tutukluluk vb. hürriyet kısıtlayıcı tedbirlerin, 1 gün = 100 TL esas alınarak ceza miktarından düşülmesi" gerektiği açıklanmıştır.

4. TCK 63/1'deki "şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller" ifadesi hangi durumları kapsar ve bu durumlar hangi belgelerle ispatlanmalıdır?

TCK 63/1 genel olarak, kişinin fiilen hürriyetinden yoksun kaldığı veya hareket özgürlüğünün önemli ölçüde kısıtlandığı hallerin tamamına işaret eder. Bu hallerin başlıcaları:

  1. Gözaltı
  2. Tutuklama
  3. CMK 109 kapsamında belirli adlî kontrol tedbirleri (örneğin, konutu terk etmeme şeklindeki kontrol)
  4. Disiplin veya tazyik hapsi (suça konu fiille doğrudan ilişkili olmak kaydıyla)

İspat Yöntemleri

  • Tutanaklar: Gözaltı süresi için kolluk tutanakları, tutuklama kararları ve süresini gösteren belgeler.
  • Adlî Kontrol Kararları: Hangi tarihten hangi tarihe kadar konutu terk etmeme, imza yükümlülüğü vb.
  • Resmî Yazışmalar: Ceza infaz kurumlarından alınacak giriş-çıkış kayıtları veya CMK 100 ve devamı maddelerine göre mahkemelerce verilen tutuklama-uzatma kararları vb.

Mahkeme veya infaz mercii, bu belgeleri inceleyerek, şahsi hürriyetin kısıtlandığı gün sayısını belirler ve cezadan indirim sağlar.

Emsal Karar


Sonuç

TCK 63/1, sanığın hürriyetini sınırlayan bütün hâlleri dikkate alarak, hem hapis cezası hem de adlî para cezası bakımından, cezanın infazından indirilecek süreleri düzenler. Mahkeme kararı bu konuda açık hüküm kurmasa dahi, kural olarak infaz aşamasında resen bu indirimin yapılması mümkündür. Ancak, taraflar veya sanık, kararın yazılıp kesinleşmesinden önce bir eksiklik fark ederlerse, kanun yollarını kullanarak veya ek karar istemiyle bu eksikliği giderebilirler. Böylece, kişi özgürlüğü temelinde son derece önemli olan mahsup (indirim) işlemi, uygulamada adaletli bir şekilde sağlanmış olur.