Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
TEMYİZ, İCRANIN GERİ BIRAKILMASI VE KESİNLEŞME ŞARTINA DAİR GENEL BİR DEĞERLENDİRME
Yargılama sürecinde alınan kararların icrası, çoğu zaman kanun yolu incelemesi (ör. temyiz) sonuçlanmadan da mümkündür. Ne var ki istisnai bazı hâllerde kanun, kararın kesinleşmeden icraya konulamayacağını veya ilave şartlar altında icranın geri bırakılabileceğini düzenlemektedir. Aşağıdaki sorular bağlamında konu incelenmiştir.
1) Temyize rağmen kararın icrası hangi durumlarda durdurulabilir?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 367. maddesi uyarınca, “temyiz, kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz.” Yani kural olarak mahkeme kararına karşı temyiz yoluna başvurulması, icra faaliyetini durdurmaz. Ancak bu kuralın istisnaları kanunlarda açıkça belirtilmiştir:
-
İcra ve İflas Kanunu (İİK) 36. madde gereğince, borçlu “icranın geri bırakılması” kararı alarak kararın icrasını geçici olarak durdurabilir. Bunun için genellikle teminat gösterme ve mahkemeden (veya Yargıtay’dan) icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı alma şartı aranır.
-
Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara dair kimi kararlarda, kesinleşme şartı aranır (HMK 367/2). Dolayısıyla bu tür kararlar, kanunen kesinleşmeden icraya konulamaz (örneğin boşanmanın fer’isi niteliğindeki belirli hükümler, bazen taşınmaz hukuku alanındaki iptal- tescil hükümleri vb.).
Dayanak Karar Örneği
Danıştay 10. Dairesi, E. 2021/407, K. 2021/2470 T. 24.05.2021
https://app.dejure.ai/dokuman/21d33af1-8297-4a79-90a5-4982c54b42cf
Kararda da vurgulandığı üzere, temyiz kural olarak icranın durmasına sebep olmaz; ancak 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun icranın geri bırakılması (36. madde) yolu saklıdır.
2) İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi icranın geri bırakılması konusunda ne gibi düzenlemeler içerir?
İİK 36. madde, “Tehir-i icra (icranın geri bırakılması)” başlığı altında düzenlenmiştir. Kanun maddesi özetle:
- Borçlu, temyize gitmiş olduğu bir kararın icrasını durdurmak istiyorsa, belirli bir teminat (çoğu kez takip konusu alacak tutarının belirli oranı) göstermelidir.
- Mahkeme veya Yargıtay’dan “icranın geri bırakılması” kararı çıkarabilirse icra geçici olarak durdurulur.
- Böylece, kanun yolu incelemesi sonuçlanana dek borçlunun hak kaybı yaşamasının önüne geçilir.
Bu düzenleme, “kesinleşmeden icraya konulabilen ilamlarda, borçlunun geçici korunma yolu” olarak öğretide ifade edilir.
3) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmesi neden gereklidir?
HMK 350/2 (istinafta) ve HMK 367/2 (temyizde) maddeleri, kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceğini açıkça belirtir. Bunun gerekçesi:
- Kamu düzeni ve kesinlik: Kişi hallerine (örneğin boşanma, velayet, nüfus vb.) veya aile bağlarına yönelik kararlar, tarafların kimlik ve statülerini kökten etkilediği için hatalı icranın telafisi zor zararlar doğurabilir.
- Taşınmaz üzerindeki ayni haklar: Ayni hakkın değiştirilmesi, herhangi bir bozma halinde geri dönülmesi zor fiilî durumlar yaratabilir. Bu nedenle kesinleşme şart koşulmuştur.
Dayanak Karar Örneği
AYM Bireysel Başvuru, E. 2023/76, K. 2023/155 T. 13.09.2023
https://app.dejure.ai/dokuman/0eaa21b2-0f4d-4651-9ef0-eb9ec41c6a2d
Burada mahkeme, kişiler hukuku ve aile hukukuna dair kararların, kanun gereği kesinleşmeden icra edilemeyeceğini vurgulamıştır.
4) Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasının mümkün olmaması ne anlama gelir?
HMK 367 (Temyizin icraya etkisi) ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 36. maddesi çerçevesinde, normalde “icranın geri bırakılması” tedbiri istenebilir. Ancak nafaka alacakları bakımından kanun özel bir istisna getirir:
- Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.
- Bu kural, nafaka alacaklarının öncelikli ve “yaşam hakkı, geçim gerekliliği” gibi hususlarla bağlantılı olması nedeniyledir.
Dolayısıyla nafaka borçlusu, sırf temyize başvurdu diye veya teminat göstererek “icranın geri bırakılması”nı sağlayamaz. Nafaka kararı, büyük ölçüde derhâl icra edilir.
Dayanak Karar Örneği
Danıştay 10. Dairesi, E. 2021/407, K. 2021/2470 T. 24.05.2021
https://app.dejure.ai/dokuman/21d33af1-8297-4a79-90a5-4982c54b42cf
Kararda “Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.” hükmü açıkça vurgulanmıştır. Böylece borçlunun, temyize rağmen nafaka takibini durdurması mümkün olmamaktadır.
Sonuç
- Temyiz kural olarak kararın icrasını durdurmaz; fakat icranın geri bırakılması (tehiri icra) kararı alınırsa geçici olarak durdurulabilir.
- İİK 36. madde, “icranın geri bırakılması” (teminat gösterme, mahkeme kararı vs.) çerçevesinde borçluya kanun yolu incelemesi bitene dek koruma sağlar.
- Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin ilamlar, telafisi güç zararlar doğurabileceği için kesinleşmedikçe icra edilemez.
- Nafaka kararları, istisna niteliğindedir; bunlarda icranın geri bırakılması (tehiri icra) talebi kabul edilmez, zira nafaka alacakları ivedi ve önceliklidir.
Bu düzenlemelerle, bir yandan hakların hızlı şekilde yerine getirilmesi amaçlanırken, öte yandan istinaf/temyiz süreçlerinde borçlunun hukuk güvenliği ve kamu düzeni de korunmuş olmaktadır.