Blog

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Hakkında Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu (TCK m. 179), özellikle alkollü veya uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanma hâliyle gündeme gelmekte ve yargı kararlarında sıklıkla ele alınmaktadır. Aşağıda, bu suçla ilgili sıkça sorulan dört soruya ilişkin yanıtlara ve ilgili emsal kararlara yer verilmiştir.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
trafik güvenliği
tehlike
suç
emsal karar
değerlendirme

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Hakkında Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu (TCK m. 179), özellikle alkollü veya uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanma hâliyle gündeme gelmekte ve yargı kararlarında sıklıkla ele alınmaktadır. Aşağıda, bu suçla ilgili sıkça sorulan dört soruya ilişkin yanıtlara ve ilgili emsal kararlara yer verilmiştir.


1. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen hapis cezaları genellikle ne kadar sürelidir?

Bu suçun yaptırımı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179. maddesi uyarınca üç aydan iki yıla kadar hapis cezası şeklinde belirlenmiştir. Ancak 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun değişikliğinden önce, alt sınır Kanun'da açıkça yazmamakla birlikte 1 ay olarak kabul edilmekteydi (TCK m.49). Değişiklik sonrasında ise TCK m. 179/2 “üç aydan iki yıla” kadar hapis şeklinde net bir alt sınır öngörmüştür.

Örneğin,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2319 K. 2023/3812 T. 10.10.2023 (
Link
) kararında sanık hakkında temel ceza “5 ay hapis cezası” olarak belirlenmiştir. Bu örnekte, alt sınırdan bir miktar uzaklaşılarak cezaya hükmedilmiştir.


2. Bu kararlarda ceza süreleri neden farklılık gösteriyor?

  • Alkol miktarı: Promil oranının yüksekliği, cezanın belirlenmesinde önemli unsurlardan biridir.
  • Sanığın kusur oranı ve eylemin tehlikelilik derecesi: Araç kullanırken meydana gelen kazanın varlığı ya da yaralanma-ölüm gibi sonuçların ortaya çıkması, hâkimin takdirini doğrudan etkileyebilir.
  • Tekerrür, sabıka durumu ve kişisel hâller: Sanığın geçmişte de benzer suç işleyip işlemediği veya daha önce aldığı hapis cezaları, verilecek cezanın uzunluğuna etki edebilmektedir.

Örneğin,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6847 K. 2024/3603 T. 03.07.2024 (
Link
) kararında da sanığın alkollü şekilde araç kullanıp trafiği tehlikeye düşürdüğü, daha önce benzer eylemleri olduğu ve alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle ceza tayin edildiği ifade edilmiştir.


3. Aynı alkollü araç kullanma eylemi hem idari hem de adli cezaya yol açabilir mi?

Evet. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesine göre idari para cezası uygulanırken, TCK m.179 kapsamında ise adli ceza (hapis veya adlî para cezası) söz konusu olur. Bu durum, “aynı fiil için iki kez cezalandırma yasağı”na (ne bis in idem) aykırılık oluşturmaz. Zira idari ceza ile adli ceza, farklı hukuk düzenekleri içerisinde öngörülmüştür ve amaçları da farklıdır.
Yargıtay kararlarında açıkça belirtilmektedir ki, alkol sebebiyle trafik ekiplerince uygulanan idari yaptırım, TCK’daki ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.


4. İdari para cezası verilmesi, aynı eylem için açılan ceza davasını etkiler mi?

Hayır. Trafik ekiplerinin kestiği idari para cezası, adli yargılamanın gidişatını doğrudan etkilemez. İdari cezanın varlığı, kanunda açıkça hükme bağlanmadığı sürece ceza mahkemesince verilecek hükmü ortadan kaldırmaz veya hafifletmez.
Örneğin, aynı fiil nedeniyle sürücü belgesine el konulmuş veya idari para cezası uygulanmış olsa dahi mahkeme, sanık hakkında TCK m.179 gereğince hapis veya adlî para cezasına hükmedebilmektedir.

Bu husus,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E.2020/8860 K.2022/10475 T.22.12.2022 kararında (dokümanda yer alan benzer içeriklerde) vurgulanmış; idari yaptırımın, adli yargılamaya engel oluşturmayacağı belirtilmiştir.


Sonuç

  1. Cezaların Süresi: Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda hapis cezası alt sınır, 6763 sayılı Kanun sonrası “3 ay” şeklinde belirgin hâle gelmiştir. Mahkemeler somut olaya göre cezayı arttırıp azaltabilmektedir.
  2. Farklılık Nedenleri: Alkol oranı, failin sabıkası, olayda yaralanma veya kaza olup olmadığı ceza süresini değiştirmektedir.
  3. İdari ve Adli Cezanın Birlikte Uygulanması: Alkollü araç kullanımında, aynı fiil sebebiyle hem 2918 sayılı Kanun’a göre idari para cezası hem de TCK’ya göre hapis/para cezası söz konusu olabilir. Bu ikisi birbirine engel teşkil etmez.
  4. İdari Para Cezasının Davaya Etkisi: Trafik ekiplerince kesilen idari ceza, ceza davasını düşürmez veya hafifletmez; mahkemeler TCK çerçevesinde bağımsız hüküm kurarlar.

Atıf Yapılan Emsal Kararlar

  1. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/2319, K. 2023/3812, T. 10.10.2023
    https://app.dejure.ai/dokuman/24a7a21a-2ff2-463e-ab12-89ab4049e335

  2. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/6847, K. 2024/3603, T. 03.07.2024
    https://app.dejure.ai/dokuman/b5d26496-7a2a-460c-9f3f-debdc9f3e486


Bu kararlar, alkollü araç kullanma dolayısıyla trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunda hapis cezası verilmesi, cezanın alt sınırdan veya uzaklaşılarak takdir edilmesi ile idari yaptırımların adli yargılamayı ortadan kaldırmaması konusunu açıklıkla ortaya koymaktadır.