Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Uygulaması
Tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında düzenlenmiş olan, tarafların kısa sürede ve düşük maliyetle çözüme ulaşmasını amaçlayan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Aşağıda, tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuğun temel noktalarını, sorular çerçevesinde açıklanmaktadır.
1. Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuğun Tercih Edilmesinin Temel Nedenleri
- Hızlı ve Pratik Çözüm: Arabuluculuk yoluyla uyuşmazlıklar, uzun süren yargılama süreçleri yerine hızlı müzakere oturumlarıyla çözülebilir.
- Düşük Maliyet: Mahkeme masraflarına ve yargılama giderlerine kıyasla arabuluculuk, taraflar için daha ekonomiktir.
- Tarafların İradesine Dayalı Çözüm: Arabuluculukta taraflar, kendi çözüm önerilerini üretir ve anlaşma metni üzerinde birlikte karar kılar.
- Mahkemelerin İş Yükünün Azaltılması: Arabuluculuk, yargı mercilerinin üzerindeki yükü hafifletir; davaların hızlanmasına katkı sunar.
- Dostane İletişim: Tüketici ile satıcı/hizmet sağlayıcı arasında diyalog geliştiren barışçıl ve yapılandırılmış bir süreçtir.
Atıf:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/732 K. 2025/55 T. 16.01.2025
(Belgeye Ulaşmak İçin)
Bu kararda, 6325 sayılı Kanun’un temel amacı doğrultusunda tüketici uyuşmazlıklarının “daha hızlı sonuç elde edilebilmesi ve mahkemelerin iş yükünün azaltılması” gerekçesiyle arabuluculuğun tercih edildiğine vurgu yapılmıştır.
2. Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Hangi Kanun ile Düzenlenmektedir?
Tüketici uyuşmazlıklarına ilişkin arabuluculuk, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nda düzenlenen genel çerçeveye tabidir. Ayrıca, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (6502) ve ilgili mevzuatın öngördüğü uyuşmazlıkların büyük bölümünde, arabuluculuk süreci ihtiyari veya zorunlu olarak devreye girebilir. Özellikle son dönemde yapılan yasal düzenlemelerle beraber, tüketici mahkemelerinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olabileceği hususu öne çıkmıştır.
3. Tüketici Arabuluculuğunda Anlaşmaya Varılması Hâlinde, Bu Anlaşmanın Hukuki Niteliği Nedir?
Arabuluculuk sürecinde tüketici ile satıcı/hizmet sağlayıcı bir anlaşma metni üzerinde uzlaşırsa, bu anlaşma:
- İcra Edilebilirlik: Taraflar (veya arabulucu) talep ederse, anlaşma belgesi mahkemece “icra edilebilirlik şerhi” alabilir ve böylece ilam niteliğinde belgeye dönüşür.
- Bağlayıcılık: Anlaşma, taraflar yönünden kesin ve bağlayıcı olup, artık aynı uyuşmazlık hakkında yeniden dava açılamaz (6325 s. K. m. 18).
Böylelikle taraflar, hızlı ve yargısal icraya elverişli bir protokol elde etmiş olur.
4. Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuğa Başvurmak, Dava Açmak İçin Bir Zorunluluk mudur?
Son mevzuat değişiklikleriyle (örneğin 7445 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler) bazı tüketici uyuşmazlıklarında arabulucuya başvuru, dava şartı hâline gelebilmektedir. Özellikle para alacağı, tazminat, menfi tespit gibi konularda belirli şartların sağlanması hâlinde, tüketici mahkemesinde dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunludur. Başvuru yapılmaksızın dava açılması durumunda, mahkemece “dava şartı yokluğu” sebebiyle usulden ret kararı verilebilir.
Öte yandan, her tüketici uyuşmazlığının değil, kanunda açıkça belirtilen uyuşmazlık türlerinin zorunlu arabuluculuğa tâbi olduğu; diğer uyuşmazlıkların ise ihtiyari arabuluculuk esasına göre çözümlenebileceği gözden kaçırılmamalıdır.
Sonuç
Tüketici uyuşmazlıklarında arabuluculuk, hızlı, ekonomik ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı iletişim yoluyla çözmeyi hedefleyen bir yöntemdir. Tüketici mahkemelerinde dava yoluna gidilmeden önce, belli dava tipleri için arabuluculuğa başvurmak artık çoğu durumda bir zorunluluk haline gelmiştir. Anlaşma sağlanırsa, düzenlenen tutanak taraflar için kesin ve icra edilebilir sonuçlar doğurmaktadır.
Kaynak Karar:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/732 K. 2025/55 T. 16.01.2025
Link: https://app.dejure.ai/dokuman/fc8b713d-1d9f-4ab0-aced-4df02a4e8848