Yapay zeka uyarısı
Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.
Türk Hukukunda Ötenazi ve Yaşam Hakkı İlişkisi: Emsal Kararlar Işığında Değerlendirme
Ötenazi; bir kişinin kendi isteği veya yakınının talebi doğrultusunda, acı çekerek yaşamak yerine hayatının sona erdirilmesi şeklinde tanımlanabilecek, son derece tartışmalı bir kavramdır. Türk hukuk sistemi, yaşam hakkını “vazgeçilmez ve devredilmez” bir hak olarak kabul ettiğinden ötürü (Anayasa m.17), ötenaziyi açıkça düzenlemez ve uygulanmasına izin vermez. Bu yazıda, ötenazinin Türk hukuku bağlamındaki konumu dört soru üzerinden ele alınacak, ilgili yargı kararlarından örneklere yer verilecektir.
1. Türk hukukunda yaşam hakkının bu kadar güçlü korunması, ötenazi konusundaki yasal durumu nasıl etkiliyor?
Türk hukukunda yaşam hakkı, Anayasa’nın 17. maddesi ve ceza mevzuatı (örneğin Türk Ceza Kanunu’nun kasten öldürme, intihara yönlendirme ve yardım etme hükümleri) ile koruma altına alınmıştır. Yargı kararları, bu hakkın ne denli üstün bir değer olarak görüldüğünü göstermektedir.
Örneğin, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3489 K. 2023/5811 T. 12.10.2023 tarihli kararında (bkz. https://app.dejure.ai/dokuman/1587148f-e4d4-4ec8-ae06-c74d113e5d07) açıkça yaşam hakkının “vazgeçilmez, devredilmez ve mutlak bir hak” olduğu vurgulanmıştır. Kararda, “çocuğun anne karnında bile olsa yaşamına son verilmesine (kürtajın kanuni sınırların dışında) izin verilemeyeceği, ötenazi hakkının Türk hukukunda tanınmadığı” belirtilmiştir. Bu güçlü koruma yaklaşımı, ötenazinin açık bir düzenlemeye tabi tutulmaması ve fiilen yasak kabul edilmesi sonucunu doğurmaktadır.
2. Mahkeme kararları devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü vurguluyor. Bu durum, ötenazinin yasaklanmasında nasıl bir rol oynuyor?
Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğü iki boyutludur:
- Negatif yükümlülük, devletin kasten ve hukuka aykırı şekilde öldürmekten sakınmasını gerektirir.
- Pozitif yükümlülük ise kişilerin yaşamlarını koruyacak düzenlemeleri yapma ve gerekirse tedbir alma zorunluluğu olarak tanımlanır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/543 K. 2023/606 T. 14.11.2023 tarihli kararında (bkz. https://app.dejure.ai/dokuman/13aaddb9-4fe7-4b5c-a8be-45b17aa9b1b6) “Devletin egemenlik alanında bulunan herkesin hayatını korumak için gereken hukuki ve cezai tedbirleri alması gerektiği” açıkça vurgulanmıştır. Bu perspektif, ötenazinin yasaklanması bakımından etkili olmaktadır. Çünkü hukuk sistemi, “yaşamını sonlandırmak isteyen kişinin bile, bu haktan vazgeçemeyeceği” anlayışını benimsemekte; dolayısıyla hekim veya yakınları tarafından ötenazi talebine olumlu cevap verilmesi, hukuka aykırı görülmektedir.
3. Bu kararlarda kürtaj ve yaşam hakkı gibi konular ele alınmışken, ötenazi ile ilgili benzer çıkarımlar yapmak mümkün müdür?
Bahsi geçen kararlarda, özellikle kürtaj meselesi dolayısıyla ceninin yaşam hakkına dair değerlendirmeler yapılmıştır. Yukarıda anılan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararında “ceninin down sendromlu olması veya engelli olması, ötenaziye benzer şekilde ‘yaşam hakkından feragat sebebi sayılamaz’” şeklinde görüş öne sürülmüştür. Bu yaklaşım, ötenaziyi de benzer biçimde yasakladığı anlamına gelir. Nitekim aynı kararın bir bölümünde “Türk hukukuna göre tam ehliyetli kişilere bile tanınmamış olan ‘ötenazi hakkından’ söz edilemeyeceği” ifade edilmiştir.
Dolayısıyla mahkemelerin “yaşam hakkından vazgeçilemeyeceği” doğrultusundaki vurguları, ötenaziyi de hukuken kabul edilemez kılmaktadır. Kürtaj konusundaki sıkı düzenlemeler ve yaşam hakkını korumaya yönelik anayasal/cezai normlar, ötenaziye dair muhtemel bir düzenlemenin de benzer şekilde yasaklayıcı veya çok kısıtlayıcı olacağını göstermektedir.
4. Arama sorgusunda ötenaziye yardımın “kasten öldürme” sayılabileceği belirtiliyor. Bu mahkeme kararları bu yorumu destekleyici örnekler sunuyor mu?
Evet. Mevcut yargı uygulaması, bir kimsenin hayatına -onun rızası olsa dahi- aktif şekilde son vermeye ya da bu yönde yardımda bulunmaya kalkan kişinin “kasten öldürme” suçlamasıyla karşı karşıya kalabileceğini ortaya koymaktadır. Zira Türk Ceza Kanunu’nda ötenaziye özgü bir düzenleme yoktur. Yargıtay kararları (örneğin yukarıdaki 11. Hukuk Dairesi ve Ceza Genel Kurulu kararları) yaşam hakkını mutlak kabul ettiklerinden, ötenaziye yardım veya teşviki intihara yönlendirme veya kasten öldürme suçları kapsamında ele almaktadır.
Her ne kadar doğrudan “ötenazi” başlıklı bir hüküm bulunmasa da, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3489 K. 2023/5811 kararının gerekçesinde “yaşam hakkından vazgeçmenin mümkün olmadığı” ve “ölmesi hedeflenen fiillerin kasten öldürme suçu teşkil edebileceği” vurgulanmıştır (https://app.dejure.ai/dokuman/1587148f-e4d4-4ec8-ae06-c74d113e5d07). Bu yaklaşım, uygulamada ötenaziye yardım fiillerinin kasten öldürme suçunu oluşturabileceği görüşünü desteklemektedir.
Sonuç
Türk hukuku, yaşam hakkını anayasal düzeyde “vazgeçilmez ve devredilmez” bir hak olarak kabul etmekte ve bu hakkın korunmasını devlete hem negatif hem de pozitif yükümlülükler şeklinde ödev olarak yüklemektedir. Dolayısıyla ötenazi, “kişinin isteği üzerine dahi olsa” hukuki zeminde tanınmamaktadır. Kararlar, ötenazinin Türk Ceza Kanunu sisteminde açıkça bir “kasten öldürme” veya “intihara yönlendirme” fiili olarak nitelendirilebileceğine işaret etmektedir. Kürtaj meselelerinde de görüldüğü gibi, ceninin veya bireyin yaşam hakkı “her durumda üstün değer” olarak kabul edildiği için ötenazi hakkının hukuk düzeninde yer alması şu an için mümkün görünmemektedir.
Atıf Yapılan Emsal Kararlar ve Linkleri
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3489 K. 2023/5811 T. 12.10.2023
https://app.dejure.ai/dokuman/1587148f-e4d4-4ec8-ae06-c74d113e5d07 -
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/543 K. 2023/606 T. 14.11.2023
https://app.dejure.ai/dokuman/13aaddb9-4fe7-4b5c-a8be-45b17aa9b1b6
Bu kararlarda yer alan değerlendirmeler, Türk hukukunda yaşam hakkının neden ötenaziye izin vermeyecek kadar güçlü bir koruma alanı oluşturduğunu açıklayıcı niteliktedir.