Blog

Yanılma, Aldatma ve Korkutma Hallerinde Sözleşmenin Onanması (İcazet)

Türk Borçlar Kanunu 39. maddesi çerçevesinde irade bozukluğu olan sözleşmelerin onanma şartları, bir yıllık hak düşürücü süre ve tazminat haklarının incelenmesi.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~3 dakika
Sözleşmenin Onanması
TBK 39
Hak Düşürücü Süre
İrade Bozukluğu
İcazet

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 39. maddesi, iradesi sakatlanan (yanılan, aldatılan veya korkutulan) tarafa tanınan iptal hakkının kullanım süresini ve bu sürenin geçirilmesinin sonuçlarını düzenler. Yargı kararları ışığında konuya ilişkin soruların yanıtları aşağıda sunulmuştur.


1. Yanılma, aldatma veya korkutma sonucu yapılan bir sözleşmenin hangi durumlarda onanmış sayılacağını nasıl anlarım?

Sözleşmenin onanmış sayılması, kanunda öngörülen sürenin kullanılmamasına veya geri alma iradesinin gösterilmemesine bağlıdır. "TBK'nın 39. Maddesinde "Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz." hükmüne yer verilmiştir." (Sakarya ATM, 2023/329 K.).

Emsal Karar


2. İrade bozukluğu nedeniyle sözleşmeden dönmek için ne kadar süre vardır?

İrade bozukluğu nedeniyle sözleşmeyi iptal etmek isteyen taraf için kanun bir yıllık bir süre öngörmüştür. Bu süre, yanılma ve aldatmada durumun öğrenildiği; korkutmada ise etkinin ortadan kalktığı andan itibaren başlar. Bu süre içinde bildirim yapılmazsa sözleşme baştan itibaren geçerli hale gelir. (Bakırköy 1. ATM, 2025/313 K.).

Emsal Karar


3. Sözleşmeyi onamış sayılmam, tazminat hakkımı ortadan kaldırır mı?

Hayır, sözleşmenin onanmış sayılması (iptal hakkının kullanılmaması), özellikle aldatma ve korkutma hallerinde tazminat talep etme hakkına engel teşkil etmez. "Korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmayacağından sözleşme hükümsüz hâle getirilmese bile korkutma nedeniyle doğan zararın tazmini mümkündür." (HGK, 2024/279 K.).

Emsal Karar


4. Onama süresinin hukuki niteliği nedir?

Söz konusu bir yıllık süre, bir hak düşürücü süredir. Bu süre kamu düzenini ilgilendirdiği için mahkemelerce davanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) gözetilir. "Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdığından ve hak düşürücü süre kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan mahkemece, davanın her aşamasında tarafların ileri sürmesine gerek kalmadan resen gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur." (Yargıtay 8. HD, 2017/17086 K.).

Emsal Karar


Sonuç

TBK m. 39 uyarınca; yanılma, aldatma veya korkutma halinde sözleşmenin iptali için tanınan 1 yıllık süre hak düşürücü niteliktedir. Bu süre; yanılma ve aldatmada öğrenme anından, korkutmada ise korkunun etkisinin ortadan kalktığı andan itibaren işlemeye başlar. Bu süre içinde bildirim yapılmazsa sözleşme onanmış (geçerli hale gelmiş) sayılır. Ancak aldatma ve korkutma hallerinde onama, mağdurun tazminat talep etme hakkını ortadan kaldırmaz.

KAYNAKÇA / EMSAL KARAR ATIFLARI

  1. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/998, K. 2023/329, T. 01.06.2023
  2. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/911, K. 2025/313, T. 13.03.2025
  3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/889, K. 2024/279, T. 22.05.2024
  4. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/14814, K. 2017/17086, T. 19.12.2017