Blog

Yetkisiz Temsil ve İcazetin Hukukî Sonuçları Hakkında Emsal Kararlarla Değerlendirme

Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) temsil ilişkisi düzenlenirken, temsilcinin mutlaka yetkili olması şart koşulmuş; yetkisiz temsil (vekaletsiz temsil) hâline de ayrıca yer verilmiştir. Yetkisiz temsil, özellikle üçüncü kişilerle yapılan sözleşmeler bakımından hem temsil olunana hem de işlemi yapan ve üçüncü taraflara önemli sonuçlar doğurur. Aşağıda, konuya dair temel sorular ve Yargıtay kararları ışığında değerlendirmeler yer almaktadır.

De Jure Hukuk EkibiOkuma süresi: ~4 dakika
Yetkisiz temsil
Tbk
Vekaletsiz temsil

Yapay zeka uyarısı

Bu blog yazısında bağlantı verilen mahkeme kararları gerçektir ve doğruluğu garanti edilmektedir ancak blog yazısı yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir. Açıklamak gerekirse; linkle tıklanarak açılan karar dokumanlarının doğruluğu garanti edilmektedir. Ancak linkle açılmayan, doğrudan blog yazısında geçen her ifade; bunlara blog yazısında yer alan künye bilgileri de dahil olmak üzere yapay zeka tarafından üretilmiştir ve hata içerebilir.

Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) temsil ilişkisi düzenlenirken, temsilcinin mutlaka yetkili olması şart koşulmuş; yetkisiz temsil (vekaletsiz temsil) hâline de ayrıca yer verilmiştir. Yetkisiz temsil, özellikle üçüncü kişilerle yapılan sözleşmeler bakımından hem temsil olunana hem de işlemi yapan ve üçüncü taraflara önemli sonuçlar doğurur. Aşağıda, konuya dair temel sorular ve Yargıtay kararları ışığında değerlendirmeler yer almaktadır.


1. Yetkisiz temsil sonucu yapılan işlem temsil olunan tarafından icazet verilene kadar ne durumdadır?

Bir sözleşmenin, temsil yetkisi bulunmayan (yetkisiz) biri tarafından yapılması hâlinde, o sözleşme askıda hükümsüz olarak nitelendirilir. Yani, işlem yapılmış olsa bile temsil olunan (asıl) bu işlemin sonuçlarıyla hemen bağlı olmaz. Ancak temsil olunan sonradan icazet verirse işlem, baştan itibaren geçerli hâle gelir.

Örneğin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/8038, K. 2022/4957, T. 16.06.2022 tarihli kararında şu tespit yapılmıştır:

“Yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemin hukuki akıbeti ise işlemin askıda hükümsüz olması, temsil olunanın işleme icazet vermesi ile birlikte işlemin geçmişe etkili olarak geçerli hale gelmesidir...”

Kararın tam metni için bkz.
https://app.dejure.ai/dokuman/1e570c81-ca35-4aca-8e3a-a89dbf8eeac2

Aynı şekilde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1541, K. 2021/1516, T. 30.11.2021 tarihli kararında da (paragraf 27) yetkisiz temsil nedeniyle kurulan sözleşmenin, icazet verilinceye kadar “eksik” olduğu ve ancak icazet ile geçerlilik kazanacağı belirtilmiştir.
Bkz.
https://app.dejure.ai/dokuman/b974aebc-fa9a-447b-93dd-d841868b8ed5


2. Temsil olunan icazet vermezse, yetkisiz temsilcinin sorumluluğu nedir?

TBK m. 47 hükmü uyarınca, temsil olunan açık veya örtülü olarak onamayı (icazet) reddederse, yapılan işlemin kesin olarak hükümsüz hâle gelmesi söz konusu olur. Bu durumda yetkisiz temsilci, üçüncü kişinin uğradığı zarardan sorumlu tutulabilir. Sorumluluğun kapsamı menfi (olumsuz) zararla sınırlanabilir; ancak hakkaniyet gerektiriyorsa, diğer zararların da ödenmesi söz konusu olabilir.

Bu husus, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/4606, K. 2020/486, T. 22.01.2020 tarihli kararda şöyle ifade edilmiştir:

“Temsil olunanın açık veya örtülü olarak hukuki işlemi onamaması hâlinde, bu işlemin geçersiz olmasından doğan zararın giderilmesi, yetkisiz temsilciden istenebilir... Hakkaniyet gerektiriyorsa, kusurlu yetkisiz temsilciden diğer zararların giderilmesi de istenebilir.”

Kararın tam metni için bkz.
https://app.dejure.ai/dokuman/51708c7a-1886-4dfa-b6c8-143a0d27fcb7


3. Karşı tarafın iyi niyetli olması yetkisiz temsilcinin sorumluluğunu etkiler mi?

TBK m. 47’de, yetkisiz temsilcinin sorumluluğu bakımından üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmamasına da değinilir. Eğer üçüncü kişi, temsilcinin yetkisiz olduğunu biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, yetkisiz temsilciye karşı menfi zararın istenmesi mümkün olmaz. Ancak üçüncü kişinin iyi niyetli olması hâlinde, onama (icazet) verilmezse yetkisiz temsilcinin sorumluluğu gündeme gelir. Aynı maddede “kusurlu yetkisiz temsilci”nin, hakkaniyet gerektiriyorsa diğer zararları da tazmin etmekle yükümlü olabileceği belirtilmiştir.

Bu husus yine Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2019/4606, K. 2020/486, T. 22.01.2020 tarihli kararda da vurgulanmıştır (TBK m. 47 uygulaması):
https://app.dejure.ai/dokuman/51708c7a-1886-4dfa-b6c8-143a0d27fcb7


4. Yetkisiz temsil durumunda, temsilcinin gerçekleştirdiği işlem, temsil olunan tarafından icazet verilene kadar askıda mı kalır?

Evet. Doktrinde ve yargı kararlarında, yetkisiz temsilcinin yaptığı hukuki işlemlerin “askıda hükümsüz” olduğu kabul edilmektedir. İşlem, ancak temsil olunanın sonradan onaması hâlinde geçmişe etkili biçimde geçerli hâle gelir. Temsil olunan onamayı açıkça reddeder veya icazet vermezse işlem kesin hükümsüz duruma düşer ve temsilci de üçüncü kişiye karşı sorumluluk altına girebilir.

Bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/70, K. 2023/773, T. 12.07.2023 tarihli kararda açıkça, “Yetkisiz temsilcinin yaptığı sözleşme, kurulmuş olmakla birlikte temsil olunan tarafından onanıncaya dek hüküm doğurmaz; onama ile birlikte baştan geçerli hâle gelir” sonucuna varılmıştır:

“Temsil yetkisinin olmaması ve temsil olunanın icazet vermemesi hâlinde hukuki muamele kesin olarak hükümsüzdür. ... Yetkisiz temsil ile işlem yapan temsilcinin üçüncü kişinin zararını karşılamak ile yükümlü olduğu açıktır.”

Kararın tam metni için bkz.
https://app.dejure.ai/dokuman/9901131f-5b46-4f55-9141-83fdb1973ed6


Sonuç ve Değerlendirme

Yetkisiz temsil, temsilci ile temsil olunan (asıl) ve üçüncü kişi bakımından bir dizi sorumluluğu beraberinde getirir. Ana hatlarıyla:

  1. İşlem, icazet verilene dek askıda hükümsüzdür.
  2. İcazet verilmezse, işlem kesin hükümsüz hâle gelir ve yetkisiz temsilci, üçüncü kişinin menfi zararını tazmin etmek zorunda kalabilir.
  3. Karşı tarafın iyi niyeti, yetkisiz temsilcinin sorumluluğunda belirleyici olur. Yetkisizliği bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişinin, zararı yetkisiz temsilciden talep edemeyeceği kabul edilir.
  4. Icazet, işlemi baştan geçerli kılar. Böylece işlem, sanki en başta yetkili temsilci tarafından yapılmış gibi sonuç doğurur.

Yargıtay içtihatları, Borçlar Hukuku’nun genel hükümleri ve temsilin niteliği göz önüne alındığında; gerek temsil olunanın gerekse iyi niyetli üçüncü kişilerin korunması ve denge sağlanması amaçlanmaktadır. Yetkisiz temsil hükümleri, sözleşme serbestisi ve güven ilkesi arasında bir denge kurarak tarafların menfaatlerini korumayı hedeflemektedir.